Aşk bahçemin gülleri soluyor tek, tek.
Son bahar geliyor.
Gitmek lazım. Çok uzaklara.
Dökülen yapraklardan, hüzünlü şarkılardan, duygusal kitaplardan,
Kaçmak lazım.
Dudaklardan dökülen acımasız sözcükleri bilir misin sen?
Seni sevmiyorum.
Gibi,
Ya da,
Sensiz her şey güzel olacak.
Kelimelerini.
Bazen çok acır. Tam şurası, elinle bulup ama dokunamadığın yer.
‘’- Aşk ilkbahar gibi gelir, lakin giderken muhakkak sonbahar gibi gider.’’
Bazen çok acır. Tam şurası, elinle bulup ama dokunamadığın yer.
Her şeyin kolaylıkla sığacağı alan olan, lakin Ondan başkasını sığdıramadığın yer.
Son bahar geliyor.
Bakma öyle mecnun gibi.
Düşeceğin yoksa çöllere, unut Leyla’yı,
Aşk son bahar da bir başka gelir.
Böyle, yavaş, yavaş hafif eser gibi.
Ama giderken,
Ne sesini bırakır ne de seni.
Rüzgarlar kadar sevmek?
Ve aşk,
Hangi şairin, hangi kitabında,
Sonbaharın, son rüzgarında.
Kelimeler dökülür dudaklardan.
Yere düşen yapraklar gibi.
Yaprakların Arkasından ağlarken ağaçlar,
Hüzünlenir tüm aşıklar gibi.
Unutma.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder