
Bir başkasına anlatamadığın duyguları, hisleri ve düşünceleri, deftere, yada not kağıtlarına aktarırız.
İşte o zaman dertlerimizin bir an olsun hafiflediğini hissederiz.
Ve kelimelere, ilham kaynağı oluruz.
Anlatamıyoruz ki?
Bazen öyle bir şey oluyor ki,
Seviyorsun ya...
Abi ben mutluluğumu, hüznümü, neşemi niye arkadaşlarıma anlatamayım.
Niye biliyor musunuz?
Dalga geçiyorlar değil mi?
En basitinden, ''O kız sana bakar mı? yada O çocuğa senin gibi kaç kız teklif etti.''
Gibi kelimeler duymaktan korkar olduk konuşmaya.
Ve son alternatif yazmak, bizim için umut kelimesinin tek anlamı olarak kalıyor geriye.
Yazmamız lazım.
Acıya, hüzne, neşeye ve en güzeli Aşk'a.
Eğer doğru kelimeleri toparlayabilirsek yazar, toparlayamazsak ise mecnun oluyoruz.
Gerçi Mecnun olmak'ta başkadır be.
Nasıl dayanırız o kadar acıya, nasıl dayanılır ki?
Bizden Ne Mecnun olur, ne de kerem, ne de herhangi biri.
Gel otur kardeşim,
Yazalım.
Yokluğumuzdan başlayıp, varlığımıza kadar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder